Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, sağlık çalışanı olan ya da sağlık hizmetlerinde

çalışanların Covid-19 tanısı almaları durumunda, hastalığın yapılan işle yakın bağı gözetilerek meslek

hastalığı bildirimi yapılması gerektiğini açıklamıştır. Gerek salgının yaygınlaşması gerekse bazı

işletmelerin tedarik-üretim zinciri[2] gereği üretime ara verememesi nedenleri ile hukukçular

tarafından salgının başladığı günden itibaren covid-19 virüsüne yakalanan işçinin durumunun iş kazası

olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışma konusu olmuştur. İnceleme konusu durum

aşağıda ayrı ayrı başlıklar halinde izah edilecektir.

İş Kazası Nedir?

İş kazasının, uluslararası örgütlerdeki ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanunundaki tanımına bakacak olursak;

Uluslararası Çalışma Örgütü ( ILO)

Belirli bir zarara ya da yaralanmaya neden olan beklenmeyen ve önceden planlanmamış bir olaydır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)

Önceden planlanmamış, çoğu kez kişisel yaralanmalara, makinaların, araç ve gereçlerin zarara

uğramasına, üretimin bir süre durmasına yol açan bir olaydır.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesine göre;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız

çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere

gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın

sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

İşyerinde Çalışmaya Devam Eden İşçinin Covid-19 Salgınına Yakalanması Halinde İş Kazası

Olarak Değerlendirilebilir Mi?


Yargıtay kararları uyarınca her ne kadar çalışması sırasında salgın hastalığa yakalanan bir çalışanın iş

kazasına uğradığı kabul görmekteyse de her bir durumun kendi özelinde ve kendi şartları dâhilinde

irdelenmesi gerektiğinden salgından etkilenen her işçinin iş kazası kapsamında değerlendirilmesi

doğru olmayabilecektir.

Salgından iş yerinde mi veya iş yeri dışında çalışması sırasında mı etkilendiği kesin olarak

belirlenebilir mi sorusunun ancak hekim tarafından yanıtlanması ve Yargılama makamları tarafından

da kabul edilmesi ile mümkün olabilecektir. Buna rağmen katılmadığım fakat yaygın bir görüş, tüm

çağrılara rağmen işe ara vermeyen işverenin kusurlu olduğu ve koronavirüsün iş kazası olarak

değerlendirilmesini gerektiğini belirtmektedir.

Tüm bu hususların yanında; Cumhurbaşkanlığının, Sağlık Bakanlığının, Merkezi Yönetim ve

Yerinden Yönetim Yetkilileri’nin “evdekal” şeklinde çağrı yapmaları, buna rağmen çalışma yapmanın

da ekonomik hayat için elzem olması ve şirketlerin çalışmalarına devam etmesi, olası bir uyuşmazlıkta

Mahkemelerin işçi lehine yorum yaptığının bilinen bir gerçek olduğu, iş davalarında tanık beyanının

güçlü bir delil olması ve salgına işyerinde yakalandığına dair gerçek olmayan bir tanık dinletebileceği

vb. durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; taktir ve değerlendirmeleri ilgililere ait olmak

üzere;Zorunlu olmadıkça salgının yaygınlaşmasını engellemek amacıyla çalışmalara ara verilmelidir,


Çalışanlara çalışma saatleri içinde maske, eldiven ve dezenfekte edici maddeler temin edilmeli, bu

durum tutanak altına alınmalıdır,

Çalışma saatleri içinde koronavirüs ile ilgili başta Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Bilim

Kurulu’nun önerileri olmak üzere her türlü önlem alınmalı, bu önlemler hakkında tüm işçiler

bilgilendirilmeli ve durum tutanak ile tespit edilmelidir,

En ufak bir semptom gösteren işçinin çalışmasına ara verilmeli, işçi ile temas eden diğer kişilerin de

izole edilmesi sağlanmalıdır,

İşçilerin yalnızca çalışma sürelerinde değil, özel hayatlarında da önlemlere uyması için İş Sağlığı ve

Güvenliği firmasından eğitim alınmalı, durum tutanakla tespit edilmelidir,

İşçinin işyerinde salgına yakalandığının bariz olması halinde; olası bir koronavirüs vakasında idari

yaptırımların önüne geçmek adına İş Kazası bildiriminde bulunulmalıdır.

Yazar: Av. Mehmet TAV