Dava; taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi uyarınca taşınan mallarda, meydana gelen kaza nedeniyle oluşan hasardan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davalılar vekiline gerekçeli karar "Muhatabın adresinde bizzat kendisine tebliğ edildi" şerhi ile 13.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Direnme kararı anılan vekil tarafından 29.04.2015 tarihinde temyiz edilmiş; mahkemece 15.06.2015 tarihli ek karar ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Davalılar vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; gerekçeli kararın kendisine 14.04.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, PTT’nin web sitesindeki kayıtlara göre de tebligatın 14.04.2015 tarihinde yapıldığının anlaşıldığını, tebligat mazbatasında tebliğ tarihinin posta memuru tarafından sehven 13.04.2015 tarihi olarak yazıldığını, PTT’nin web sitesindeki sorgulamada yazan tarihin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek ek karar kaldırılarak esas hakkındaki temyiz dilekçesinin incelenmesini talep etmiş; dilekçe ekinde PTT’nin web sitesindeki gönderi bilgilerine ilişkin listeyi sunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/11-150 Esas, 2021/1071 Karar sayılı geri çevirme kararı sonrasında mahkemece gerekli araştırmalar yapılmıştır. PTT Bornova Posta Dağıtım Müdürlüğünün 01.12.2021 tarihli yazısında; web sitesi kayıtlarına yönelik olarak tebligatın arşiv süresi dolduğundan akıbet bilgisi verilemeyeceği, ancak sistem sorgulamasından tebliğ tarihinin 13.04.2015 olduğu ve “muhataba bizzat teslim” şerhi ile düşüm işleminin yapıldığı bildirilmiştir. Dolayısıyla tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilecek ise de davalılar vekilince PTT’nin web sitesindeki kayıtlarından başka bir delil sunulmamıştır. PTT’nin web sitesinden alınan kayıtlar ise bilgi amaçlı olup resmî belge niteliğindeki tebliğ mazbatası karşısında bu kayıtlara itibar edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki PTT Bornova Posta Dağıtım Müdürlüğünün yazısında belirtildiği üzere web sitesi kayıtlarına yönelik olarak tebligatın arşiv süresi dolduğundan bu husus da ispat edilememiştir. Hâl böyle olunca davalılar vekilinin, direnme kararına ilişkin temyiz dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas Numarası: 2023/192 Karar Numarası: 2023/374 Karar Tarihi: 26.04.2023
Yazar: Av. Mehmet TAV, Stj. Av. Bayram GÜNBAY